"Doğa Sevgisi" Konulu Örnek Hikâye (Öykü)

 

 

 
1
2
 
 
 
 
 
 
 
 
5 kadın 1 erkeği öldürdü!

Ben Doğa

Yazar: Ezgi ÖZDEMİR
Sınıf: 6/A
Konu: Doğa Sevgisi

 

DİĞER KONULARDAKİ ÖRNEK KOMPOZİSYON VE ŞİİRLER İÇİN TIKLAYINIZ.
(Aşağıda okuyacağınız yazı 2014 yılında Doğa Kolejinin düzenlediği "Doğa Sevgisi" konulu öykü yarışmasında Türkiye ikincisi olmuştur.)
BEN DOĞA

Ben, yarım asra yakındır bu tepede yaşayan bir meşe ağacıyım. Eskiden rahatlıkla orman diyebileceğim fakat şu an sadece benim gibi birkaç yaşlı ağaçtan ve yer yer çalılıklardan oluşan bu alanda belki de son günlerimi geçirdiğimi bilerek size sesleniyorum. Son günlerim diyorum çünkü eskiden yeşilin her tonunu görebileceğiniz bu yerde betondan yapılar yükseliyor. Arkadaşlarım kesilerek kamyonlara istifleniyor, onların yerini sevimsiz ve soğuk taş duvarlar alıyor.

Oysa bizi kesip toprağımızdan ayıran bu insanlar, çok önceleri gölgemizde serinler, aileleriyle gelip temiz hava alırlardı. Bize zarar vermek bir yana, etrafımızı temizler büyümemizi engelleyen otları ve çalıları bizden uzaklaştırırlardı. Hatta boş gördükleri yerlere küçük fidanlar diker, zaman zaman gelip onları sularlardı. Güzel sesli kuşlar, böcekler ve diğer canlılar eşliğinde bize katılırlardı. Benim çok yakınımda akan derenin etrafında oturur, keyifle sohbet ederlerdi. Onlar belki farkında değillerdi ama biz onlara temiz havanın yanı sıra sevgimizi de verirdik. Onlarla sevinir gittiklerinde üzülürdük.

Sonra bu sevgi dolu insanlar azalmaya başladı. Ormanımıza gelen insanlar, sayıları artarak ziyaretlerine devam etti fakat bu gelenler bizi umursamıyorlardı sanki. Dallarımıza ip bağlayıp canımızın acıdığını düşünmeden salıncak kurmaya başladılar. Etrafımızda ateş yakıp çalılıklarımızı bu ateşlere attılar. Ellerindeki keskin aletlerle üzerimize yazı yazıp şekiller çizmeye çalıştılar. O güzel hayvanları keyif için vurmaya, bize yararı sayılamayacak kadar çok olan bitki ve böcekleri zehirlemeye başladılar. Kimileri yaktıkları ateşi söndürme zahmetine katlanmayıp yangın çıkmasına sebep oldular. Birçoğu etrafa saçtıkları çöpleri toplamadan bırakıp gitti. O güzel, tertemiz deremizi pis kokulu bir su birikintisine çevirdiler. Gürültülü makinelerle gelip birçok arkadaşımızı bizden uzaklaştırdılar. Öyle ki aramızdaki boşluklar günden güne o kadar arttı ki bizim olduğumuz alanlar çok küçük ve dar bir yere dönüştü.

Bir süre sonra daha büyük iş makineleriyle geldiler. Aramızda oluşan o büyük boşlukları kazdılar. Zaten yok ettikleri yeşilin üzerine gri kuleler dikmeye başladılar. O kadar hızlı ilerliyorlardı ki bizi yok etmek için adeta yarışıyorlardı. Oysa bilmedikleri veya unuttukları çok şey vardı.

Biz olmazsak oksijen olmaz, dolayısıyla temiz hava olmaz. Fazlası zararlı olan karbondioksit gazını bünyemize alıp sağlıklı havayı doğaya bırakırız. Biz olmazsak toprağı tutacak güç olmaz. Erozyon yaygınlaşır. Sellerde evler, işyerleri ve hatta insanlar bile sular altında kalır. Kuşlar, böcekler ve birçok canlı doğada azalır. Hastalıklar artar. Yağmurlar gökyüzünü terk eder. Maalesef içecek su bulmakta bile zorlanır hâle gelir insanoğlu. Besinler azalır. Sağlıklı çocukların yerini hasta, bitkin, güçsüz, yorgun ve mutsuz çocuklar alır.

Tüm bu yaptıklarına rağmen seviyoruz insanları. Hâlâ ümidimi kesmiş değilim onlardan. Aslında üzüntüm, yokluğumuzun onlara vereceği zararları çok iyi bildiğim için derin bir hüzne dönüşüyor gün geçtikçe. Çünkü biz onlar için varız. Onların sağlığı, mutluluğu ve geleceği için yaşamamız lazım. Biz azaldıkça ve yok oldukça bu dünya yaşanmaz hâle gelecek… Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin insanların bizden başka alternatifi yok maalesef. Umarım insanoğlu bilinçlenir. Bizim değerimizi anlar, bizi korur, çoğaltır. Yaptıkları yanlışları düzeltmeye bir yerden başlamazlarsa çok geç olacak. Bu güzel gezegen ağaçsız, susuz, topraksız ve temiz havasız kalırsa yaşayabilir mi insanoğlu? Bizlerin yerine inşa ettikleri o yapılar bir anlam ifade eder mi o zaman?

Çok geç olmadan duyun tabiatın sesini. Çünkü yavaş yavaş telafisi olmaz bir hâl almaya, iklimler değişmeye ve doğal afetler artmaya başladı. Bizlere duyduğunuz sevgi sözde kalmaya devam ettikçe gelecekte yaşayacak çocuklarınız ve torunlarınız bizi sadece kitaplarda, eski fotoğraflarda görebilecekler. Kirli, sağlıksız bir çevre siz insanoğluna öyle zararlar verir ki bunu uğrunda bizi kestiğiniz, yok ettiğiniz duvarlar ve maddi kazançlar asla ve asla geri kazandıramaz. Bizim sizin gerçek sevginize ve sonsuz saygınıza ihtiyacımız var. Kendiniz ve gelecek nesilleriniz için bize zarar vermekten vazgeçip yeniden hak ettiğimiz değeri verin. Yaşanabilir bir dünya için başka çareniz kalmadı.