"Enerji Verimliliği" Konulu Örnek Öyküler

 

 

 
1
2
3
4
5
6
7
 
   
5 kadın 1 erkeği öldürdü!

Bizim Evin Hâlleri

Yazar: Ülkü Hatice ERGİN
Sınıf: 7/B
Konu: "Enerji Verimliliği" Konulu Öykü Yazma

 

DİĞER KONULARDAKİ ÖRNEK KOMPOZİSYON VE ŞİİRLER İÇİN TIKLAYINIZ.

BİZİM EVİN HÂLLERİ

            Ablam herkes tarafından ‘süslü’ diye hitap edilen birisidir. Çünkü her ay saçını boyatır ve makyajını hiç aksatmaz. Kimse onunla konuşmak istemez. Çünkü çok ters tavırları vardır. Ama çok iyi bir arkadaşı vardır. Hâlâ anlamıyorum, neden ablamla arkadaş oldu acaba? Ben olsam arkadaş olmazdım.

            Benden küçük bir de kardeşim var ve o da çok tatlıdır. Yoldan geçen onu sevmek için can atar. Ama eğer sinirlenmesine sebep olan bir durum ortaya çıkarsa da bir o kadar huysuz olur. Takma adını da ben koydum.’Tatlı Minik’.

            Babam hep evde durur. Anneme yardım eder. İşinde müdürdü ancak işten ayrıldı. Çünkü artık patronuna tahammül edemiyormuş. Yani çok sabırsızdır.

            Annem haftanın beş günü çalışır. İki gününü ise evin temizliği ve yemeği ile uğraşarak geçirir.

Benim adım Osman. Bana ‘küçük haydar’ derler. Çünkü mahallenin bütün çocukları benden korkar. Tırsı adında bir de kedim var. Ona bu adı ben koydum. Çünkü çok korkaktır.

O gün akşama doğru, ablam banyodan yeni çıkmış saç kurutma makinesiyle saçlarını kurutuyordu. Çünkü yarın okul balosu varmış. Babam arabanın motoru açık bir şekilde arabayı temizliyordu. Annem su açıkken bulaşıkları köpürtüyordu. Küçük kardeşim ise eline bir kova su almış bahçede çamurdan pasta yapmaya çalışıyordu. Ben yine her zamanki gibi bilgisayarı açmış arkadaşımla oyun oynuyordum. Derken birden evde elektrikler kesildi. Bilgisayar birden kapandı. Annem ise babama suyun kesildiğini anlatıyordu.

Ailemdeki herkes çok telaşlıydı. Annem komşudan su almak için kardeşimin elindeki kovayı aldı. İçindeki suyu bahçeye döktü. Geldiğinde yüz ifadesinden anlamıştık su alamadığını. Babam bizden önce davranıp neden su alamadığını sordu. Annem birkaç komşuya gittiğini ancak onların da su v elektriklerinin olmadığını anlatıyordu. Bizim evde daha önce hiç böyle bir durum yaşanmamıştı.

Ablam neden saçını hava güneşliyken yıkamadığını söyleyerek kendi kendine konuşuyordu. Babam ve annem bir çözüm yolu arıyordu. Ben ve küçük kardeşim ise hâlâ olayın şaşkınlığı içerisindeydik. Annem markete gidip mum ve hazır su aldı. Babam ise elektrik ve su işlerini aradı. Ancak hiçbir sonuca varamadık. Ben, ertesi günkü ödevlerimi mum ışığı altında yapmak zorunda kaldım.

Bir günümüzü böyle geçirdik. Ama eğer ikinci günde de su ve elektrik gelmezse, ailemdeki herkes kendi kendine konuşmaya devam edecekti. Ablam bana bakarak:

___ Mum ışığında oturmak çok sıkıcı değil mi? Diye sordu.

            Ben ise evet anlamında başımı salladım. Bu durumun çok sıkıcı olduğunu ben de kabul ediyorum ama hiç tadım yoktu. Bu nedenle de ablamla konuşmak istemiyordum. Çünkü uzattıkça uzatacaktı.

            Neyse ki ertesi gün elektrik ve su sırayla geldi. Ancak hâlâ ne olduğunu anlayamamıştık. Bundan sonra evde bir karar alındı. Artık bulaşıklar su açıkken köpürtülmeyecek, hava güneşliyken banyo yapılacak, su ile oynanmayacak, bilgisayar oyunu ise sadece haftada bir gün oynanacak ve motoru açık bir şekilde araba yıkanmayacaktı. Bu yasakları çiğneyen evdeki enerji tasarrufu kumbarasına beşer lira atacaktır. Küçük kardeşime bir ayrıcalık yoktur. O da oyuncaklarını o kumbaranın yanındaki sepete atacaktır. Bu kumbaranın anahtarını her zamanki gibi anneme teslim ettik. Bakalım bu kurallara kim uyacak, kim uymayacak? Acaba kumbarada kaç lira olacak? Bakalım kumbaranın içindeki para eve bir A sınıfı buzdolabı almak için yeterli olacak mı?